Down Sendromu öncelikle çocuğun 47 kromozomlu doğmasıdır. Down sendromu bir hastalık değil farklılıktır. Down sendromunda fiziksel olarak farklılıklar olabilir. Down sendromunun oluşmasında kesin nedenler yoktur. Sadece sendromun sıklığı annenin yaşına göre değişebilir. Fazla kromozom olması çocuğun gelişimini etkilemektedir. Bu sebeple erken müdahale çok önemlidir. Öğrenmede çevre ve aile etkili konumdadır. Çevrelerini keşfetmek, oyun oynamak, gülmek, eğlenmek isterler. Çocuklar gelişimsel birçok alanda (dil ve konuşma, sosyal, motor, bilişsel) yaşıtlarının gerisinde kalmaktadırlar. Down sendromunun tamamen ortadan kalkmasını sağlayacak tıbbi bir tedavi yöntemi bulunmamaktadır; çocukların yaşam kalitesini arttırmanın tek yolu düzenli ve erken dönemde başlanılan terapilerdir.
Bu çocukların sosyal yönleri, jest ve mimik kullanımları daha hızlı gelişirken dil ve konuşma becerileri yavaş gelişebilir.
Down sendromlu çocuklarda konuşma gecikmesi ayrıca konuşma sesi bozuklukları da görülür. Örneğin “tabak” ile “kabak”, “pencere” ile “tencere”, “gel” ve “kel” ya da “top” sözcüğü yerine “pop”, “araba” sözcüğü yerine “ayaba”, sözcüğünü kullanabilir.
Bu çocuklar uzun ve kompleks cümleler kurmada, sözcük üretiminde, ekleri kullanmada sorun yaşayabilirler. Genellikle kurdukları cümlelerin uzunluğu yaşıtlarına kıyasla kısa olur; soru cümlesi ve olumsuz cümle kurmada zorlanabilirler. Ekleri yanlış ya da eksik şekilde kullanabilirler.
Çocuklara down sendromu tanısı doğumda konulur. Bu açıdan down sendromu tanısı diğer gelişim bozukluğu türlerine göre ailelere daha erken önlem alma imkanı sunar. Bu sayede aileler çocuklarındaki dil ve konuşma bozukluğuna karşı hazırlıklı olup erken önlem alabilirler. Gelişimlerini desteklemek için sosyalleşmeleri gerekmektedir. Beraber oyun oynarken çok eğlenirler güzel vakit geçirmeyi severler. Oyunlar her çocuk için önemlidir fakat özel gereksinimli olanların kendini ifade etmesinde oyuna daha çok ihtiyacı vardır. Çocukların keyif alacağı şarkılar ve tekerlemeler söylenebilir. En önemlisi erken müdahale ve destek olunmasının gerekliliği unutmamalı, ne kadar erken müdahale ve sevgiyle yaklaşırsak o kadar olumlu yönde gelişmesi hızlanacaktır.